Kazasker nedir?

Osmanlı Devletinde askeri sınıfa ait şer’i ve hukuki davalara bakan hakim. Kazaskerlik, ilmiye mesleğinin en yüksek mertebelerinden biri olup, teşkilat tarihi bakımından ordu kadısı demektir. İlk olarak Abbasilerde kadılkudatlık şeklinde görülen kazaskerlik; Harizmşahlarda, Anadolu Selçuklu Devletinde, Eyyubilerde, Memluklerde hatta Karamanoğullarında da vardı. Osmanlılarda kadılık iki kısımdı. Biri kanun ile teşkil edilmiş askeri sınıfların, diğeri ise askerlerin dışındaki halkın dini (şer’i) ve hukuki işlerine bakarlardı. Kazaskerler sefere katılırlardı. Sulhte sivil davalara bakarlardı. İlk defa Sultan Birinci Murad Han zamanında askeri sınıfın dini ve hukuki işlerine bakmak üzere kadıaskerlik ihdas edilmişti. Bu makama Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil Efendi tayin olunmuştu (1363). Kazaskerlik 1480 yılına kadar tek iken, sınırların genişlemesi sebebiyle bu tarihte Rumeli ve Anadolu kazaskerlikleri adıyla ikiye ayrıldı. Sultan Süleyman Han Kanunnamesi’nde kimlerin asker ve asker hükmünde olduğu açıkça yazılıdır. Kazaskerlerin vazifeleri kanun ile belirlenmiştir. Sulhte, Rumeli Kazaskeri İstanbul’daki Müslümanların dava ve işlerine; Anadolu Kazaskeri de gayri müslimlerin davalarına bakardı. Kazaskerlerin kıyafeti ilmiye kıyafeti olup, kanunnameler ile tespit edilmişti. Kazaskerler divanın tabii azasıydı. Şeyhülislamlar divanda bulununcaya kadar divandaki dini meseleler, kazaskerler tarafından hallolunurdu. Kazaskerlerin divandaki mevkileri vezirlerden sonra gelirdi. Fatih Kanunnamesi’nde buna dair kayıt vardır. Divana geldikleri zaman vezirler gibi karşılanırlardıkazasker

Kazaskerler, Divan-ı Hümayunda dava dinlerler, ayrıca salı ve çarşamba günleri haricinde hergün kendi konaklarında divan toplarlardı. Burada kendilerine havale edilen veya kendilerine ait olan şer’i ve hukuki işlere bakarlardı. Kazaskerlerin tezkireci, ruznameci, matlabcı, tatbikçi, mektubcu ve kethüda isimlerinde altı yardımcısı vardı.

Tezkireci, kazasker kaleminin amiriydi. Ruznameci, tayin işleriyle uğraşan kalemin müdürüydü. Matlabcı, kadıların durumlarını bildiren defteri tutardı. Tatbikçi, büyük kadıların gönderdikleri evrakların mühürlerini kendi yanında bulunan o şahsın mühürü ile kontrol eder, böylece sahtekarlığın, suistimallerin önüne geçilirdi. Mektupçu, kazaskerlere ait bütün yazışmaları idare ederdi. Kethüda, para işleriyle meşgul olurdu.

Kazaskerler 16. asrın ikinci yarısına kadar müderris ve kadıların tayininde vezir-i azamlara arz ve delalette bulunurlarken, sonraları bu mühim görev şeyhülislamlara verildi. Muayyen maaşlı müderris ile kaza kadılarının tayinleri ise kazaskere bırakıldı. Yalnız bu tayinler keyfi yapılmaz; kazasker, Divan-ı Hümayun günü padişahın huzuruna çıkar, getirdiği defterlerdeki isimleri okuyarak selahiyeti dahilindeki müderris ve kadıların tayinlerine müsaade isterdi. Bütün müderris ve kadıların tayinlerinin kendilerine ait olduğu zamanda vezir-i azamın muvafakatını alırlardı.

Kazaskerlerin tayinleri, 17. asra kadar vezir-i azamların padişahlara arzı ile yapılırdı. Şeyhülislamlar bu tarihten itibaren vezir-i azamların muvafakatini alarak kazaskerlerin tayinlerini padişaha arz etmeye başladılar. Rumeli Kazaskerliği, Anadolu kazaskerliğinden daha önemliydi. Kazaskerlerin görev süreleri 17. asra kadar iki yıl iken, daha sonra bir yıla indi. Kazasker olan bir zat birkaç defa aynı makama tayin edilebilirdi. Kazaskerin verdiği kararların doğru olup olmadığı diğer bir hakim tarafından tetkik edilir, aksaklık olursa, düzeltilmesine karar verilirdi.

Padişahlar sefere çıkarlarken, kazaskerler de muhakkak sefere iştirak ederlerdi. Vezir-i azamların serdar-ı ekrem olarak gittikleri seferlerde ise kazaskerler namına bir ordu kadısı vazifelendirilirdi. Kazaskerlik Osmanlı Devletinin sonuna kadar devam etmiş veOsmanlı Devletiyle birlikte bu makam da kalkmıştır.

Sözlükte "kazasker" ne demek?

1. İlmiye sınıfının yüksek aşamasında bulunan devlet görevlisi.

Cümle içinde kullanımı

Anadolu kazaskeri.
Rumeli kazaskeri.
Aslında Lale, eski konakları pek bilmez değildi. Bir kazasker kızıydı.
- H. E. Adıvar

Kazasker kelimesinin ingilizcesi

hist. a military judge; a high official in the Ottoman judiciary.
Köken: Arapça

--Reklam--